YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/595
KARAR NO : 2019/3853
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektuplarının iadesi ve alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf edilmiş ve … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2018/2248 Esas, 2018/2337 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm verilmesine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “verilen kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.
Somut olayda, kanun yoluna başvurulan yerel mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar 26.04.2018 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde 15.05.2015 tarihinde … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/195 Esasına kayıtlı olarak açılan davada 15.06.2016 gün 2016/326 sayılı kararla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemeleri’nin göreve başlama tarihlerinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararı yok hükmünde olup, kararının kaldırılmasıyla işin esasının incelenmesinde;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesine göre; Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davacı … tarafından açılan dava reddedildiğine göre davalı yararına 8.677,36 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 2.180,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekirse de, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2018/2248 Esas, 2018/2337 Karar sayılı kararının yok hükmünde sayılarak kararın kaldırılmasına, yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 3. fıkrasında yer alan “2.180,00” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “8.677,36” rakamının eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, bilgi edinilmesi açısından karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 09.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.