Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9406 E. 2013/15649 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9406
KARAR NO : 2013/15649
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1997 yılından itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 08.05.1997 – 13.07.2010 tarihleri arasında geçen ve davalı Kurum’a eksik bildirilen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 1997/2. döneminde 72 gün, 1997/3. döneminde 60 gün, 1998/1. döneminde 70 gün, 1998/2. döneminde 80 gün, 1999/2. döneminde 85 gün, 1999/3. döneminde 120 gün, 2000/1. döneminde 41 gün, 2001/1. döneminde 65 gün, 2001/2. döneminde 120 gün, 2001/3. döneminde 60 gün, 2002/2. döneminde 65 gün, 2003/2. döneminde 75 gün, 2003/3. döneminde 120 gün, 2004/1-12. dönemlerinde 360 gün, 2005/1-12. dönemlerinde 360 gün, 2006/1-12. dönemlerinde 360 gün, 2007/1-12. dönemlerinde 360 gün, 2008/1. döneminde 30 gün, 2008/2. döneminde 27 gün ve 2008/10. döneminde 12 gün olmak üzere toplam 2542 gün eksik bildirilen sürelerde davalı işverene ait 12902.46 ve 1008329.046 sicil numaralı işyerlerinde, asgari ücret üzerinden ve hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işyerince düzenlenen 08.05.1997, 11.02.2000, 01.11.2001 ve 09.08.2002 tarihli işe giriş bildirgeleri bulunduğu, yapılan imza incelemesinde söz konusu bildirgelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının davalı işyerinde geçen 08.05.1997 – 31.12.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının kısmen bildirildiği, bazı yıllarda hiç bildirim olmadığı, mahkemece davacının kesintisiz çalıştığı kabul edilerek eksik günlerin tamamlandığı, 1997/2. dönem – 2003/2. dönem ve 2008/2. ay – 2010/3. ay arası dönem bordrolarının mevcut olduğu, ücret bordrolarının bulunmadığı, davalı işyerinin 09.07.2003 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, işyerinde 25.02.2008 tarihinde yapılan durum tespiti sonucu tutulan tutanakta işyerinde çalışanların tespit edildiği ve başkaca çalışan bulunmadığının bildirildiği, ancak davacının adının tutanakta bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacı vekili tarafından 26.11.2010 tarihli dilekçe ile talep edilen tarihler arasında davacının 4 ay raporlu olduğu beyan edilmesine rağmen bu süre araştırılmadan, 2003/3. dönem ve 2008/1. ay arasına ait dönem bordrolarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve dinlenilen bordro tanıklarının bu tarihler arasında gerçekten kayıtlı tanık olup olmadıkları tespit edilmeden, ayrıca 25.02.2008 tarihinde yapılan durum tespit tutanağında davacının adı bulunmamasına rağmen davacının 2003/3. dönem ile 28.02.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının 4 ay raporlu olduğu dönemi araştırmak, 2003/3. dönem ile 2008/1. ay arasındaki dönem bordrolarını dosya içerisine getirtmek, bu tarihler arasında tespit edilen bordro tanıklarını dinlemek, ayrıca 2008/1 ve 2. aylara ait bordrolar ile 25.02.2008 tarihli durum tespit tutanağında isimleri bulunan tanıkları da dinlemek, bordro tanıklarının beyanları yeterli görülmez ya da bordro tanığı tespit edilemez ise talep edilen dönemde bu işyerine komşu işyeri sahipleri ile çalışanları tespit edilip bu kişilerin de beyanlarına başvurmak ve toplanan deliller ışığında davacının çalışmaları şüpheden uzak bir şekilde ortaya konularak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.