Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/5017 E. 2014/16228 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5017
KARAR NO : 2014/16228
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.11.2014 Salı günü davacı … Yönetim AŞ vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı … davalı … vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı borçlu vekilinin 01.10.2009 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen satış bedellerinin gerçek bedel olduğunu hatta taşınmazların değerinin üzerinde bir bedelle dahi satıldığını belirttiği, davalı … vekilinin ise 09.02.2010 tarihli savunmasında dava konusu taşınmazı, adi nitelikte ve tarihsiz sözleşme hükümleri gereğince 215.000,00 TL bedelle aldıklarını satış bedelinin 115.000,00 TLsi için beş arsa, bakiyesi için de 83.000,00 TL meblağlı iki senet 17.000.00 TL için de nakit ödeme yapıldığını söylediği, satış bedeline mahsuben biri davalı …, dördü de eşi adına kayıtlı arsaları, tapu kaydına göre tanesi 6.000,00 TL bedelle 02.12.2008 tarihinde dava dışı … ‘a devredildiği, Mahkemece beş arsa bedeli olarak bilirkişi tarafından tespit edilen 126.000,00 TL’nin tapudaki satış bedeli olan 60.000,00 TL’ye eklenerek taşınmazın satış bedeli olarak 186,000,00 TL kabul edildiği ve bilirkişi tarafından belirlenen 250.259,00 TL rayiç bedelle arasında fahiş fark olmadığı belirlenmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmediği, satış bedeline mahsuben devredilen beş arsanın borçluya değil dava dışı … ‘a devredilmiş olduğu, borçlu ile … arasındaki ilişkinin kanıtlanamadığı gibi bir an için …’ın borçlu tarafından arsaların devredilmesi istenen şahıs olduğu kabul edilse bile satış bedeline mahsuben yapılan arsa devrinin mutad ödeme olmadığı ve satış bedeline eklenmesinin doğru görülmediği bu nedenle davalı … tarafından borçlunun savunmasının aksine tapudaki 60.000,00 TL ödeme dışında başka ödeme yapıldığı resmi ve geçerli belge ile ispatlanamadığından 22.12.2008 tarihli tasarrufun İİK 278/3-2 madde gereğince takip konusu alacak ve fer’ileriyle iptaline karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş, borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf yönünden ise tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen bedel arasında misli fark bulunmamasına rağmen 20.11.2009 tarihli keşifte dava konusu taşınmazın borçlu vekili tarafından gezdirilmesi, borçlu vekilinin keşif ve bilirkişi raporu sunulduktan sonra davalı … vekili olarak da vekalet sunarak savunma yapması, 01.3.2010 tarihli savunmasından borçlunun varlıklı bir insan olarak tanındığını ve taşınmazın yatırım amaçlı alındığını belirtmesine rağmen 16.01.2009 tarihinde satışı yapılan taşınmazın 20.11.2009 keşif tarihinde yani on aydır boş olduğunun anlaşıldığı, maddi ve hukuki olgulara göre borçlu ile davalı … arasındaki dava konusu 16.01.2009 tarihli tasarrufun da İİK. 280/I. madde gereğince iptale tabi olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması ve eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin isabetli görülmediği açıklanmıştır.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda …’a yapılan satışta taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve …’ın da taşınmazı yengesine devretmiş olduğu gerekçesi ve davalı …’e yapılan satışta ise davalı …’in, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, vekalet ücretinin hesabında temyiz eden aleyhine bir hata olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.655,77 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 18/11/2014 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.