YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21232
KARAR NO : 2013/24315
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Türk Vatandaşı iken, yurtdışında geçen çalışma sürelerini borçlanmaya hakkı olduğunun kabulü ile borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Türk Vatandaşlığından çıkmadan önce yurt dışında geçen süreyi borçlanabileceğinin tespitine ve borçlanma bedelinin Kuruma başvuru tarihindeki asgari borçlanma bedeli üzerinden yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 12.09.2013 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “Davanın kabulü ile, davacının Türk vatandaşlığından çıkmadan önceki 3201 SY uyarınca kabul edilen süreleri borçlanabileceğinin tespitine” karar verilmiş ise de gerekçeli kararda “Davanın kabulü ile, davacının Türk Vatandaşlığından çıkmadan önceki 3201 S.Y.uyarınca kabul edilen süreleri borçlanabileceğinin tespitine ve borçlanmanın kuruma başvuru tarihindeki asgari borçlanma bedeli üzerinden yapılması gerektiğine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.