Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/9610 E. 2013/8156 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9610
KARAR NO : 2013/8156
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 108 ada 4 parsel sayılı 549.02 metrekare yüzölçümündeki, bahçe vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz bahçe ve üzerindeki kargir bina 17 yıldan beri… evlatları … ve …’ın kullanımındadır.” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, adlarına zilyetlik şerhi verilen taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, adlarına zilyetlik şerhi verilen taşınmazların yüzölçümlerinin eksik olduğunu ileri sürerek dava açtıklarına göre davanın kullanım kadastrosuna ilişkin tespitleri kesinleşen komşu parsellere yönelik olduğu kuşkusuzdur. Davanın komşu parsellere yönelik olduğu yapılan keşif ve uygulama ile de belirlenmiş olduğu gibi, Mahkemenin de kabulündedir. Kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davaların, taşınmazların tespit maliki olan Hazine yanında lehine zilyetlik şerhi verilen kişiler aleyhine açılması gerekmektedir. Davacı, yasal süresi içinde davaya konu 108 ada 3, 5, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki Hazine’ye karşı dava açmıştır. Hal böyle olunca, 108 ada 3, 5, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları dosyaya getirtilmeli, sözü edilen taşınmazlar üzerinde adlarına zilyetlik şerhi verilen kişiler davaya dahil edilmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, davacının talebine yanlış anlam yüklenmesi suretiyle uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.