YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/11095
KARAR NO : 2019/14005
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 24/06/2019 tarihli ve 2019/8254 Esas – 2019/10956 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip konusu ilam gereğince yapılması istenen istinat duvarının maliyetine ilişkin icra müdürlüğünce alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, borçlu tarafından takip konusu ilama ilişkin yere toprak getirtilerek kot farkı ortadan kaldırıldığından istinat duvarı yapımına gerek kalmadığını, bu nedenle alınan rapordaki hesaplamanın da fuzuli olduğunu ileri sürerek kıymet takdiri işleminin iptalini ve yeniden düzenlenmesini talep ettiği, mahkemece, 14.01.2019 havale tarihli bilirkişi raporu gereğince şikayetin kabulü ile istinat duvarı için gerekli değerin 83.575,00 TL olarak belirlenmesine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizce onandığı, borçlunun karar düzeltme talebinde bulunduğu görülmektedir.
6100 sayılı HMK’nun “Taleple Bağlılık” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; borçlunun şikayetine konu icra müdürlüğünce aldırılan 04….2013 tarihli bilirkişi raporunda takip dayanağı ilama ilişkin istinat duvarının maliyetinin 57.397,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan 14.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise bu tutarın 83.575,00 TL olarak tespit edildiği ve bu bedel üzerinden hüküm kurulduğu, ancak mahkemece kabul edilen tutarın, borçlunun şikayetine konu tutardan fazla olduğu, bu durumda borçlunun talebi aşılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece alınan raporda belirlenen değer, şikayete konu değerden yüksek olduğundan mahkemece istemin reddi gerekirken, HMK’nun 26. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Dairemizce mahkeme kararının bozulması yerine maddi hataya müsteniden onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 24.6.2019 tarih ve 2019/8254 E. – 2019/10956 K. karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.