Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7006 E. 2013/3209 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7006
KARAR NO : 2013/3209
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … Gıda Üretim Hizmetleri Temizlik inşaat San Tic Ltd.Şti.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla 13.10.2008 tarihinde davalı … şubesi lehine davalı … Toptan ve Perakende Gıda Pazarlama İthalat İhracat Ltd.Şti.nin kullanacağı kredilere karşılık 20.000.000,00 TL değerinde temlikname verdiğini, temlik işlemi sırasında davalı Bankanın kredi alacağı olmadığından temlik işleminin ivazsız olduğunu, davalı bankanın temlik nedeniyle yapılan ödemeleri bankacılık hilesi kullanarak ve davalıya kredi açılmış gibi gösterip geri ödediğini belirterek temlik tasarrufunun iptaline, temlik nedeniyle yapılmış tahsilat olması halinde takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, aciz belgesi sunulmadığını, müvekkili banka ile davalı … Toptan ve Perakende Gıda Pazarlama İthalat İhracat Ltd.Şti. arasında 26.3.2007 tarihli 300.000,00 TL, 28.6.2007 tarihli 240.000,00 TL,9.11.2007 tarihli 240.000,00 TL,9.3.2009 tarihli 2.400.000,00 TL meblağlı kredi sözleşmeleri bulunduğunu, dava konusu temliklerin bu sözleşmeler gereğince verildiğini ayrıca davalı … Toptan ve Perakende Gıda Pazarlama İthalat İhracat Ltd.Şti.’nin dava dışı … Ltd Şti’ninde kefili olarak müvekkili bankanın … şubesine de borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, takip konusu çeklerin dava konusu tasarruftan sonra düzenlendiği, temel ilişkinin bu çeklerden ötürü tasarruf tarihinden daha önceki tarihlerdeki faturalara dayalı alacak bulunduğu davacı tarafça özellikle TTK’nun 80. ve müteakip maddeleri gereğince usulüne uygun kapanış tasdiki bulunan ticari defter ve kayıtlarla kanıtlanamadığı,TTK’nun 84.maddesi uyarınca ticari defterlerde bulunan kayıtların kapanış tasdiki olmamakla sadece davacı aleyhine değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davanın ön koşullarından biri de iptali istenen tasarrufun, takip konusu alacaktan sonra yapılmış olmasıdır.
Somut olayda davacı vekili takip konusu alacağın, davalı borçlu ile aralarındaki et mamulü tedarikine ilişkin ticaretten doğduğunu takip konusu çeklerden ve iptali istenen tasarruftan önce ticari ilişkinin başladığını, çeklerin vadeli düzenlendiğini belirterek 29.9.2008-3.11.2008 tarihleri arasında düzenlenmiş ve et teslimine ilişkin faturalarını sunmuştur. Çekte vade olmamakla birlikte ticari hayattaki uygulamada çeklerin de bona gibi vadeli kullanıldığı bilinen bir gerçektir. O halde takip konusu borcun gerçek doğum tarihinin tespiti gereklidir. Davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 6.7.2011 tarihli heyet raporundan davacının davalı borçluya 2008 yılı içinde 14 adet fatura karşılığı 243.978,28 TL tutarında mal sattığı o yıl içinde tahsilatının olmayıp alacağın 2008 yıl sonu ve 2009 yılı açılış kayıtlarında gözüktüğü, 2009 yılı içinde alış-verişlerinin ve tahsilatın olmadığı, davacı ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin 2008 yılında başladığı ve davacının davalıya 29.9.2008-17.10.2008 tarihleri arasındaki 7 adet fatura karşılığı 147.827,16 TL’lik mal sattığı ve 31.12.2008 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 243.978,28 TL alacaklı göründüğü, satış tarihleri ve davacının ticari defterlerinde tespit edilen ilişkinin icra takibine konu çeklerden öncesini
kapsadığı belirtilmiştir. Borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş olduğundan alacak miktarı itilaflı olmadığı gibi davacı tarafından sunulan faturalara borçlunun bir itirazı da bulunmamaktadır. Borcun doğum tarihinin davacı tarafından sunulan faturalar ve 6.7.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre 29.9.2008 tarihli ticari ilişki ile başladığı, bunun da 13.10.2008 tarihli tasarruftan önce olması nedeniyle davanın esasına girilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.