Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/15270 E. 2013/3789 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15270
KARAR NO : 2013/3789
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 02/2002-02/2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının sigorta kaydının olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı veya başka bir işyerinden yapılmış bir bildiriminin bulunmadığı, davalı işveren adına tescilli bir işyerinin olmadığı, dava konusu döneme ait dönem ve ücret bordrolarının bulunmadığı, davalı işverenin çiftçilik faaliyeti nedeniyle 01/01/1987’den beri devam eden vergi kaydının bulunduğu, davacı ve davalı tanık beyanlarının alındığı, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının gerçekten komşu olan kişiler olup olmadıklarını araştırmak, davacının sürekli çalışmasının neye dayandığını belirlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve tanıkların çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.