YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15279
KARAR NO : 2016/7127
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk için; mahkemenin 21.04.2009 tarihinde işlenen suç için 18.05.2010 tarihinde 5271 sayılı CMK’nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 18.06.2010 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 20.12.2012 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 02.04.2013 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.06.2010 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 20.01.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Doğrudan tayin edilen adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun kusur yeteneği olmayan suça sürüklenen çocukları suçun işlenmesinde araç olarak kullanmasına rağmen hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/2. maddesi uyarınca arttırım yapılmaması ve müştekinin mallarını depo olarak kullandığı evinin bulunduğu binanın bodrum katına koyduğu ve buradan eylemin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan uygulama yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, yapılan uygulama suça sürüklenen çocuk lehine olduğundan ve karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
…/…
Ancak;
6183 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde belirlenen miktardan az gerçekleşen yargılama masrafının, 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince devlet hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ yargılama giderlerine” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “toplam 7,00 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde belirlenen miktardan az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince devlet hazinesine yüklenmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.