Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16680 E. 2013/12071 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16680
KARAR NO : 2013/12071
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Gebze 2. İcra Müdürlüğünün 2010/2195 sayılı takip dosyasından 28.01.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını bu nedenler İİK’nun 99. maddesine göre haciz yapılması gerektiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığını, davacı ve borçlu şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğunu, çalışanların aynı kişiler olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece davacı ve borçlu şirket ortaklarının ve ticari merkezlerinin farklı olduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı, haczin davacı 3.kişinin işyerinde yapıldığı mülkiyet karinesinin davacı yararına olduğu, alacaklının karine aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haczin uygulandığı adres 3.kişinin de işyeri adresi olmakla birlikte haciz mahalinde borçluya ait belgeler bulunmuştur. Borçlu şirket yetkilisinin de hazır iken haciz adresini sonradan terk ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmelidir.
Davacı 3.kişi, hacizli mallara ilişkin olduğnu ileri sürdüğü faturalara dayanmıştır. Davacı yanca sunulan faturaların dava konusu hacizli malları kapsayıp kapsamadığının tespit edilmesi, faturayı düzenleyen firma ile davacı 3.kişinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, faturaların ticari defterlerde, hacizli malların da şirket envanterinde kayıtlı olup olmadıkları tespit edilerek rapor alınması gerekirse firma yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.