YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2773
KARAR NO : 2019/5190
KARAR TARİHİ : 09.12.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin, kur’a çekimi sonrasında oluşacak kat farkı ödemelerinin taksitli olarak ödenmesi amacıyla, kur’a çekilmeden önce davacı ve tüm üyelerden sadece isim ve imza bulunan 7 adet boş bono aldığını, davacıya kur’a sonucu fiyatı düşük dairenin çıkmasına rağmen boş olarak verilen senedin davalı tarafından 12.000,00 TL olarak doldurulmak suretiyle davacı aleyhine takip başlatıldığını, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulması nedeniyle tahsile konulamayacağını karşılıklı borç ve alacakların hesaplanıp takas edilmesinden sonra kalan miktarın istenebileceğini ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 03.10.2016 tarih ve 2016/3312 E., 2016/4298 K. sayılı ilamıyla TBK 88. ve 120. maddelerinde belirlenen faiz oranına göre faiz hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine, borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için davanın borçlu lehine sonuçlanması gerekmekte olup somut olayda tazminat şartlarının gerçekleşmemesi gerekçesiyle tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi