Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9039 E. 2013/12073 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9039
KARAR NO : 2013/12073
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2003/4266 (2010/5910) sayılı takip dosyasından 14.06.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkiline ait işyerinde yapıldığını, haciz adresinde borçluya yapılan bir tebligat bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haciz adresinde gerçekte borçlu şirketin faaliyet gösterdiğini, davacı 3.kişinin borçlu şirket ortağı olduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu takip dosyasında önce … Kuyumculuk Ltd. Şti. tarafından … hakkında takip yapıldığı, borcun … tarafından ödenmesinden sonra açılan istirdat davasında icra dosyasına ödenen paranın iadesine karar verildiği, bunun için gönderilen muhtıradan sonra takipte tarafların yer değiştirdiği, davalı borçluya ait yazar kasaların davacı 3.kişiye satıldığı, mahcuzların davacıya ait olduğunun dosya kapsamı ile sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece dava konusu yazar kasaların davacı 3.kişiye satıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı 3.kişinin borçlu şirketin %50 hisseli ortağı ve yetkili olup şirketin diğer ortağının da kardeşidir. Haczin yapıldığı adreste 18.05.2009 tarihinde Alanya İcra Müdürlüğünün 2009/3071 sayılı takip dosyasından haciz yapılmış, mahalde borçlu şirkete ait belgeler bulunmuştur. Ödeme emrinin de aynı adreste tebliğ edildiği, takibin dayanağı mahkeme ilamında borçlu şirketin adresinin haciz adresi olarak belirtildiği tespit edilmiştir. Haciz adresinin borçlu tarafından borcun doğumundan sonra (davacı tarafından açılan menfi tespit-istirdat davasından sonra) terk edilerek borçlu şirket ortağı olan davalı 3.kişi tarafından işletilmesi danışığa dayalı işyeri devri niteliğindedir. Davacı 3.kişi borçlunun durumunu bilebilecek durumda olup borçlu ile davacı 3.kişi arasındaki bu ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK’nun 44. ve BK’nun 179. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devrolan 3.kişi de BK ‘nun 179. maddesi uyarınca işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.