Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12452 E. 2013/17873 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12452
KARAR NO : 2013/17873
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 24/11/1980-28/02/1981 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … aleyhine açtığı davada … Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü emrinde 24.11.1980-28.2.1981 tarihleri arasında biçki-dikiş-nakış kursunda öğretmen olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 24.11.1980 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti, dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında resen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bildirim esnasında yapılan kimi yanlışlıklar, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi bazı durumlarda mümkün olabilmektedir. Davalının temsilcisinde yanılmış olma hali de bu duruma örnek oluşturmaktadır.
Davanın hasımda değil, temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği Yargıtay’ın giderek Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Davada husumet, dosyadaki bilgi ve belgelere göre işveren … Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün bağlı olduğu Milli Eğitim Bakanlığı yerine, … Kaymakamlığına yöneltilmiştir. Davacının davasını … Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünü temsil ettiği düşüncesiyle davalı aleyhine açtığının, bu durumda husumette değil, temsilcide yanılma halinin söz konusu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, dava ekonomisi ve hizmet tesbitine ilişkin davalarda kamu yararı ön planda olduğu için bu eksikliğin (hatanın) mahkemece doğrudan (resen) dikkate alınıp gerçek hasma husumetin yöneltilerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.04.2007 gün, 2007/9-218 Esas, 2007/227 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş, davacıya dava dilekçesinde davalı adını düzeltmesi için önel verilerek Milli Eğitim Bakanlığına husumetin yöneltilmesini sağlamak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan karar başlığında … Kaymakamlığını davalı gösterilmek suretiyle bu davalı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 03/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.