YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5294
KARAR NO : 2019/9364
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, yasadaki ifadelerin aynen tekrarı sonucu temel cezanın alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Sanıkların olayın başından beri gümrük kaçağı motorin yakalanan aracın işlem yapılmadan bırakılması karşılığında tek bir anlaşma sağlamaya çalışmaları ile her bir sanığın birden fazla kişiye rüşvet teklifine dair yeterli kanıt da bulunmaması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, haklarında TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinde yer alan bir kısım ibarelerin iptaline ilişkin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.