YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13561
KARAR NO : 2012/15842
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tebligat Kanunu’nda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, Tebligat Kanununun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmünü,
T.K.’nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü,
T.K.’nun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince;
1-Hüküm, davalılardan …’e Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapıldığından usulsüzdür.
2-Hüküm davalılardan …, …, … ve …’e Tebligat kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edilmiş ise de muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı araştırılmadığı gibi kendisine haber verilen kişi olarak adı geçen …’ın kim olduğunun ne sıfatla kendisine haber verildiğinin yazılı olmadığı, bu kişinin imzası alınmadığı, imza atmaktan kaçınması halinde buna dair bir kaydın da tebliğ belgesinde bulunmadığı, öte yandan 6099 sayılı yasa ile Tebligat Kanununda yapılan değişiklik uyarınca tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığının da belirtilmediği görülmüş olup anılan davalılara yapılan işlemi Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usule aykırıdır.
Bu nedenle hükmün davalılar …, …, …, … ve …’e yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE , 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.