YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16065
KARAR NO : 2012/15859
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar Dairemizin 28.06.2012 gün ve 2012/7805-2012/9722 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki haklı ihtar nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece ihtarlarla aynı döneme ilişkin kira alacağı istenmediğinden davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 28/06/2012 gün ve 2012/7805 Esas, 2012/9722 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, bunun üzerine davalı vekili tarafından süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili; davalının kiralananda 15/10/2003 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, 15/10/2009-15/10/2010 kira dönemi içinde iki haklı ihtara sebebiyet verdiğini belirterek, 6570 sayılı yasanın 7/e maddesi gereğince kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ihtarların aynı döneme ilişkin olmadığı, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.10.2003 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 4/3 maddesinde “Kiracı aylık kira bedelini 2 ay üst üste zamanında ödememesi halinde bu kira bedeli ile birlikte işbu sözleşme süresinin sonuna
kadar ödenecek olan bütün kira alacaklarının kira bedellerinin muacceliyet kespedeceğini beyan kabul ve taahhüt eder.” Hükmü bulunmaktadır. Davacı 25.6.2010 gün ve 2010/ 21200 esas sayılı takip dosyası ile başlattığı icra takibi ile önceki yıllar kira paraları ile birlikte 15.10.2009 tarihli 15372 TL kira farkının tahsilini istemiş takip talebi ekindeki borç dökümünde 2010 yılı Haziran ayına kadar olan kira farkı alacağı belirtilmiştir. 26.8.2010 gün ve 2010/27384 esas sayılı takip dosyası ile de 2010 yılı Temmuz ve Ağustos ayları kira paralarının tahsilini istemiştir. Davacı ilk ihtarı ile (ilk takip talebi) ile 2010 yılı Haziran ayına kadar olan kira farkı alacağı ile birlikte ikinci takibe konu ettiği takip tarihi itibariyle muaccel olan 2010 yılı Temmuz ve Ağustos ayları kira paralarını da isteyebileceğinden iki haklı ihtar olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Mahkemece davacının tahliye isteminin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonucu itibariyle hüküm doğru olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 28/06/2012 gün ve 2012/7805 Esas -2012/9722 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının düzeltilmiş değişik gerekçe ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.