YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4269
KARAR NO : 2019/10109
KARAR TARİHİ : 11.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ecrimisil Ve Eski Hale Getirme
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; 483 ada 1 ve 2 nolu parsellerde kayıtlı taşınmazlarda vekil edenlerinin ayrı ayrı malik olduklarını, davalının mermer ocağı işletip, mermer atıklarını ve molozlarını, vekil edenlerinin taşınmazlarına döktüğünü, ayrı ayrı her bir parsel için 1.000,00’er TL’den 2.000,00 TL ecrimisil ve davalının taşınmaza döktüğü mermer atıklarının kal’ine karar verilmesini, kaldırmaması halinde kaldırma masraflarının da kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Davacılara ait parsellere müdahale olmadığını, kendilerinin 2014 yılından beri mermercilik faaliyeti yapmadıklarını, maden işletme ruhsatı çerçevesinde kullanım hakkına sahip olduklarını, davacıların taşınmazı satın aldıklarında da üzerindeki mermer atıkları ile bu taşınmazı satın aldıklarını, arazinin tarım arazisi olarak kullanılmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerinin kabulüne ve toplamda 6.200 TL eski hale getirme bedelinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; eski hale getirme bedeline ilişkin temyiz itirazında; İcra İflas Kanunu’nun 30.maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde; eski hale getirme bedelinin infaz aşamasında gözetilecek bir husus olduğu, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde eski hale getirme veya eski hale getirme bedelinin kendisine ödenmesini talep etmiş ise de davacının asıl talebinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, el atılmak sureti ile niteliği değiştirilmiş taşınmazın eski hale getirilmesi olduğu göz önüne alındığında mahkemece elatmanın önlenmesi ile birlikte eski hâle getirilmesi kararı ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında belli olacak eski hâle getirme bedelinin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Öte yandan; dosya kapsamındaki 30.09.2015 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde ecrimisil hesabının 01.08.2014-01.08.2015 döneminin kapsayacak şekilde yapıldığı görülmüştür ki eldeki davanın dava tarihi 19.08.2014’tür.
Bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Açıklanan bu hususlar ışığında somut olaya gelince; haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil davalarında ancak dava tarihine kadar gerçekleşmiş zararın istenebileceği, dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zararın sonradan açılacak davanın konusunu oluşturacağı, dava tarihinden sonraki kısım için ıslahla dahi ecrimisil istenemeyeceği; davacı … için 483 ada 1 parsel sayılı taşınmazı edinme tarihi olan 04.07.2014’ten dava tarihine kadar; davacı … için de yine aynı şekilde taşınmazı edinme tarihi olan 13.05.2014’ten dava tarihine kadar ecrimisil hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, bahsedilen bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.