YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3744
KARAR NO : 2019/15998
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın, katılanı telefonla arayarak sarf ettiği ”benim evime haciz yollayacak anasını avradını sinkaf ederim, bu dosyayı kapatacaksın yoksa cinayet çıkar, kan dökerim, benim kayıp edecek birşeyim yok ama senin kayıp edecek canın var” şeklindeki sözlerde TCK’nın 107/1. maddesinde belirtilen ”hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle” unsurunun oluşmadığı ve bu şekildeki eylemin TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu ve hükmün gerekçesinde eylemin tehdit suçunu oluşturduğunun belirtildiği ancak hüküm kısmında suç adı ”şantaj” olarak belirtildikten sonra, devamla TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
2) Kabule göre de;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yine sanığa isnat edilen TCK’nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
c) Sanık hakkında hakaret suçundan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmaması,
d) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına, CMK’nın 324/1, 325 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.