Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2018/5753 E. 2019/7633 K. 12.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5753
KARAR NO : 2019/7633
KARAR TARİHİ : 12.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27.09.2013 tarihli, 2013/8280 Esas – 9080 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait … parsel sayılı taşınmazın 38343 m2’lik kısmın kamulaştırma ya da mülkiyeti değiştirecek hiçbir yasal işlem yapılmaksızın Hazine ya da belediye arazisi gibi kabul edilerek Polatlı Belediye Encümeninin 15.08.2008 tarih ve 467 Karar sayılı imar uygulaması sonucu 109 ada 1 parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiğini, yapılan tescilin yolsuz olduğunu belirterek 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 38343 m2’lik kısmının müvekkiline ait 154 parsel sayılı taşınmazına isabet ettiğinden tapu kaydının iptali ile eski hale getirilerek davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, idari yargıda dava açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hükmün temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27.09.2013 tarihli, 2013/8280 Esas – 9080 Karar sayılı bozma ilamı ile davanın adli yargının görev alanında olduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği) bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ile geçerli bir hukuki sebebin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; davacıya ait 154 sayılı kadastral parselin 38343 m2’lik kısmının tescil harici alan gibi Hazine adına hatalı olarak tescil edildiği ve bu parselin Polatlı Belediye Başkanlığınca yapılan imar uygulaması neticesinde imar parsellerin dağıtımının yapıldığını, davacıya ait 38343 m2’lik kısmın 109 ada 1 sayılı imar parseli içerisinde kaldığı gerekçesiyle eski hale iade istemli eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı Hazine’ye ait olan tapunun 38196 m2’lik kısmının iptali ile davacı adına tesciline şeklindeki hüküm fıkrasının infazda tereddüt oluşturacağı şüphesizdir. O halde mahkemece dava konusu taşınmazı da kapsar şekilde hatalı değerlendirme ile yapılan imar uygulaması ve sonrasında yapıldığı anlaşılan geri dönüşüm işlemine ilişkin encümen kararları ve tüm evrakın getirtilerek mahallinde iki harita mühendisi bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılmalı ve davacıya ait taşınmaza isabet eden kısmın ihtilafa yer vermeyecek şekilde krokide işaretlenerek gösterilmesinden sonra şartların oluşması halinde davalı yana ait imar parselinde mükerrer olarak kayıtlı kalan kısmın bilirkişi raporu ve eki krokisine de yollama yapılmak suretiyle iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekmekte iken noksan soruşturmayla yetinilerek ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.