Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14403 E. 2019/16180 K. 17.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14403
KARAR NO : 2019/16180
KARAR TARİHİ : 17.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık …, sanık …

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği ile suç tarihi ve …, … ve …’ın hükümleri sanık sıfatıyla temyiz ettiklerinin kabulüne göre dosya görüşüldü:
1) Sanık …’in temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık …’in, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Sanıklar … ve …’ in temyizlerine gelince;
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A) Sanık …’ın yaralama ve tehdit suçlarından aldığı mahkumiyet hükümlerini temyizi açısından;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 10.11.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu hususun araştırılmasından sonra, TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
B) Sanık …’ in silahla tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyizine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Tehdit ve hakaret suçları açısından;
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, mahkemenin beyanlarını gerekçeye esas aldığı tanıklar … ve …’ün sanığın katılanlara yönelik bıçakla tehdit ve hakaret eylemlerinden bahsetmeyip, katılanların sanığa saldırdıklarını beyan etmeleri, katılanların sanığın tehdit ve hakaret eylemine yönelik birbirleriyle çelişkili anlatımlarda bulunmaları karşısında; katılanların çelişkili beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Tüm suçlar yönünden kabule göre ise;
Sanığın sabıkasındaki tekerrüre esas alınan ilamı yönünden; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit ve 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu, aynı Kanunun 86/2. maddesi kapsamındaki basit yaralama suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3. maddesinin yürürlükte olmadığı gözetilerek, tehdit ve mala zarar verme suçları açısından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması, sonucuna göre uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanıp düşme kararları verilmesi halinde, yaralama suçundan kurulan 4 aylık hapis cezasının tekerrüre esas alınması, uzlaştırma işleminin olumsuz sonuçlanması halinde ise; en ağır yaptırımı içeren tehdit suçundan verilen 6 aylık hapis cezasının tekerrüre esas alınması hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.