Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/23220 E. 2019/35492 K. 08.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23220
KARAR NO : 2019/35492
KARAR TARİHİ : 08.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaçak petrol satmak, bulundurmak, ticari amaçla satın almak, taşımak ve saklamak
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/104418 sırasında kayıtlı Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/43 Esas, 2015/96 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.11.2012, iddianame tarihinin 17.01.2013 olduğu, yine bu dosya ile birleşen Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/51 Esas – 2013/48 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.02.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının
takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkındaki hükme yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede ise;
1. Sanıkların, kamu zararını ödemediklerinden bahisle haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettikleri, ancak kamu zararının bildirilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel hali bulunmayan sanıklara davaya konu eşyanın, … tarafından tespit edilen eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan kamu zararının sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 27.11.2012 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.