Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/4272 E. 2013/7408 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4272
KARAR NO : 2013/7408
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davacılardan … ile davalılardan …’nin 26.08.2007 tarihinde evlendiklerini, evlilik esnasında düzenlenen çeyiz eşya senedinde belirlenen ziynet eşyaları ve diğer eşyaların davalılar yedinde kaldığını, davacı …’nin müşterek evden ayrılırken, hiç bir şeyi yanına almadığını, çeyiz senedinde yazılı ve davalılar yedinde kalan eşya ve ziynet eşyalarının mümkün olduğu taktirde davalılardan alınarak davacılara aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelleri toplamı olan 23.670,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4787 sayılı “Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa” nın değişik 4. maddesine göre Aile Mahkemelerinin görevleri üç bent halinde olmak üzere; 1. bentte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı “Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 2.bentte, 2675 sayılı “Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3.bentte ise, kanunlarla verilen diğer görevler olarak açıklanmıştır. Somut olayda davacı … ile ve davalı …’nin resmi olarak evli olmadıkları sabittir. O halde taraflar arasındaki ihtilafın sebebi Aile Hukuku’ndan doğan dava ve işler kapsamındaki bir sözleşmeden veya olaydan değil, Borçlar Kanunu kapsamında bir sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Dava konusu olayda, aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceğinden, davada görevli mahkeme de Aile Mahkemesi değil, genel mahkemedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece asliye mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken aile mahkemesi sıfatı ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.