YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1606
KARAR NO : 2019/4468
KARAR TARİHİ : 24.09.2019
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine bonoya dayalı takip yaptığını, takip dayanağı bononun davalı şirketin yetkili temsilcisinin kardeşine, teminat amaçlı ve açık bono olarak düzenlenip verildiğini, davalı şirkete verilmediğini, davalıya borç olmadığı halde borç varmış gibi bononun doldurularak alacak talep edildiğini ileri sürerek, davacının davalıya bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iddialarının ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen davanın kabulü kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2017/4912 esas ve 2017/8742 karar sayılı, 23.05.2017 tarihli ilamı ile “Taraflar arasındaki dava konusu ilişkinin iş sözleşmesine dayanmadığı, iş mahkemesi sıfatıyla davanın esasına ilişkin karar verilmesinin, mahkemenin görevli olması halinde mümkün olduğu, dava konusunun taraflar arasında özel hukuk ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlenen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu senedin kambiyo vasfı taşıdığı, senet üzerinde senedin teminat amaçlı verildiğine ilişkin ibare olmadığı, davalı tarafça talil edilmeyen senet ile ilgili işbu menfi tespit davasında senedin teminat amaçlı verildiği ve boş olan kısmın rızaya aykırı doldurulduğu hususlarını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı tarafın muvafakati olmadığından davada tanık dinlenemeyeceği gibi Yargıtay bozma ilamı öncesinde dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacı tarafın iddiayı yazılı veya kesin delille ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.