Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10248 E. 2019/21234 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10248
KARAR NO : 2019/21234
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 19.01.2004 tarihinde tır şoförü olarak işe başladığını, işyerinde haftanın 7 günü 09.30-24.00 ve haftanın en az üç günü de tüm gece arabada yatarak davalının emir ve talimatları ile çalıştırıldığını, hiç yıllık izin kullanmadan çalıştığını, iş akdini 1475 sayılı Yasanın 14 ve 506 sayılı Yasanın 60/A ve geçici 81. maddeleri gereğince 3600 gün ve 15 yıllık hizmet sürelerini tamamlaması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde 22.05.2013 tarihinde sonlandığını, akdin feshinden sonra davalı işverenlikçe 15.290,00 TL ödeme yapıldığını, ancak uyuşmazlığın hak ve alacaklarının gerçek ücretleri üzerinden hesaplanıp ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret ve ücret farkı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının, 19.01.2004 tarihinde … Nakliye Tic. A.Ş.’de işe başladığını, 31.07.2005 tarihine kadar çalıştığını, bu şirketin unvan değişikliği ile İnsan Kaynakları A.Ş. olarak devam ettiğini, akabinde … Iş Mak. A.Ş. bünyesine dahil olduğunu, 25.06.2008 tarihinde davacıdan alınan yazılı muvafakat ve ibraname ile …/nde çalışmasına devam ettiğini, SGK’nın 14.05.2012 tarihli emekli olabileceğine ilişkin yazıyı 22.05.2012 tarihinde ibraz ederek işten ayrılmak istemesini beyan etmesiyle 22.05.2012 tarihinde iş akdinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, imzasını taşıyan Mayıs 2012 bordrosunda açıkça belirtildiği üzere kıdem tazminatının hesaplanarak eksiksiz ödendiğini, iş sözleşmesinin 17. maddesine göre davacıya ödenen aylık brüt ücretin içerisinde günlük 3 saat yapılacak fazla çalışmalar ile hafta tatili çalışmalarının da bulunduğunu, alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, bakiye kalan 35 günlük izne karşılığının ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı iş akdinin 22.05.2013 tarihinde sona erdiğini iddia etmişse de bunun sehven yazıldığının anlaşıldığı, istifa dilekçesi, 25.06.2008 tarihli muvafakatname, davalı savunması, SGK bildirgeleri ve hizmet döküm cetveline göre davacının 19.01.2004 tarihinde … Nakliyat A.Ş. (unvan değişikliği ile İnsan Kaynakları Ş.) işyerinde çalışmaya başladığı, devir yoluyla ara vermeksizin … A.Ş. ve son olarak da davalı …’nde 22.05.2012 tarihine kadar çalıştığı taraflar arasında ihtilafsız olup, davacının davalı işyerinde 19.01.2004-22.05.2012 tarihleri arasında çalıştığı, iş akdinin fesih tarihi itibariyle günlük brüt 29,55 TL ücret ve günlük ortalama 24,19 TL harcırah (prim) ile birlikte yemek parası, çocuk parası ve aile yardımı sosyal hakları ile çalıştığı, SGK sigortalı işten ayrılış bildirgesi ve kıdem tazminat hesaplama bilgileri ile ödeme belgelerine göre davacının iş akdinin 22.05.2010 tarihinde emeklilik için (yaş dışında) sigortalılık süresi ve prim günü sayısını doldurması nedeniyle iş akdini fesih ettiği, davalı tarafından ödenmiş olan kıdem tazminatının mahsubu ile davacının fark kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporu ile brüt ücret üzerinden; 2.157,09 TL kıdem tazminatı hesaplandığı görülmekle, bu istek yönünden sübut bulan davanın kısmen kabulu cihetine gidildiği, davacı iddiası ve tanığının anlatımlarına göre aylık ücreti, bordrolarında gösterildiği gibi asgari ücret olup, bu ücrete ilave olarak ayrıca sefer başına gittiği yere göre ücret (harcırah) almak suretiyle yurt içi seferlerinde çalışan bir tır şoförü olduğu, tanıkların çalışma saatleri konusunda somut beyanlarının olmaması, yapılan işin niteliği ve şartları, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği gereğince çalışma sürelerinin sınırlandırılmış olması nazara alındığında tanık beyanlarına dayalı olarak fazla çalışma saatlerinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, zira bordrolarında (imzalı) her ay değişen miktarlarda tahakkukları yapılmış (bir kısım fazla çalışma süreleri de serbest zaman olarak kullandırılmış görünmektedir) olan fazla mesai ücretlerinin davacıya ödendiği, ihtirazı kayıt ileri sürülmediği ve bordrolarda gösterilenden daha fazla çalışma yapıldığı eşdeğerde yazılı delil ile ispatlanamadığından davacının fazla mesai ücretine hak kazanamadığı, davacı tanığının beyanlarından, davacının ulusal ve dini bayramlarda çalışmadığı anlaşılmaktadır. İşin durumuna göre çalışıldığının olduğu belirtilmişse de hangi yıllarda ve bayram veya tatil gününde çalışıldığı somut bir şekilde beyan edilmediğinden davacının ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının bulunmadığı, davacı çalışma süresine göre 130 günlük ücretli yıllık izne hak kazandığı, dosyaya sunulan yıllık ücretli izin kaydı belgesine göre davacının çalıştığı dönem içinde 97 gün yıllık izin kullandığı ve 1.726,67 TL yıllık izin ücreti tahakkuku bulunduğu görüldüğünden, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığı, davacı ücretlerinin eksik ödendiğini iddia etmişse de, davacının iddiasının dışında bu hususta dosyada somut herhangi bir belge veya bilgi bulunmadığı, imzalı maaş bordroları ve tanıkların maaşların bankaya yatırıldığı yönündeki beyanları nazara alındığında davacının bordrolarında tahakkuku yapı|an aylık ücretlerinin ödendiği, davacı her ne kadar asgari geçim indirimi ücreti talep etmiş ise de, asgari geçim indirimi ayrı bir ücret alacağı olmayıp, gelir vergisinden yapılan bir mahsup olarak net ücrete ilave edildiğinden davacının da ücret alacağının bulunmadığı anlaşıldığından sübut bulmayan bu istek yönünden de davanın reddi cihetine gidildiği gerekçesi ile kıdem tazminatı haricindeki taleplerin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, yıllık izin ücretinin hesaplanması bakımından;
Yıllık izin ücreti hükme esas bilirkişi raporunda harcırah hariç asgari ücret üzerinden hesaplanmış, davacıya ödenen miktar mahup edildiğinde bakiye alacak kalmadığı belirtilmiştir.
Yıllık izin ücreti sabit ücrete harcırah/sefer primi eklenerek bulunacak aylık ücret üzerinden hesaplanmalı, varsa kullanılan yıllık izin süreleri ve iş aktinin sona ermesinden sonra yapılan ödeme düşülmeli, hesaplamanın nasıl yapıldığı denetime elverişli olmalı, bakiye yıllık izin ücreti bulunduğunun anlaşılması halinde bulunan miktar hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece izin ücreti alacağının asgari ücret üzerinden değerlendirilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.