Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2010/33570 E. 2012/41951 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/33570
KARAR NO : 2012/41951
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, sendikal tazminatı, ücret, hafta tatili alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin sendikaya üye olması nedeni ile haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, ulusal bayram, genel tatil, sendikal tazminat ve hafta tatili alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı,şirkete müracaat ettiğinde kıdem tazminatı ve kullanmadığı yıllık izin ücretleri ile ihbar tazminatının ödeneceğini,ancak talep ettiği sendikal tazminat ve dini ve milli bayramlarda çalışmasından kaynaklanan herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı Taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacını tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir (Yargıtay 9.HD. 14.10.2008 gün 2008/29383 E, 2008/27243 K.).
Davacı tarafından açılan işe iade davası kabul edilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise de bu kararı kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin 30.05.2009 tarihli yazılı beyanından davacı işçinin gerçek amacının işe başlamamak olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple 26.03.2007 tarihli fesih geçerli hale geldiğinden, söz konusu tarihe kadarki çalışma süreleri itibariyle kıdem ve ihbar alacakları değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacının geçerli hale gelen fesih tarihine kadarki çalışması bir yılın altında kaldığından, çalıştığı süre itibariyle sadece ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken kıdem tazminatı talebinin de kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.