Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7854 E. 2012/12421 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7854
KARAR NO : 2012/12421
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, 10.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin, … Belediyesi ile imzalamış olduğu 12.07.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesine konu iş yeri nedeniyle belirlenen 45.920.000 TL (yeni 45.92 TL) satış bedelini ödediğini, ancak… Belediyesinin 2009 yılında davalı belediyeye bağlandığını, bu nedenle yer tesliminin yapılıp yapılmayacağı konusunda davalı belediyeye müracaatta bulunduklarını, davalı Belediyece verilen 14.12.2010 tarihli cevabı yazıyla iş yerinin tahsis edilemeyeceğinin bildirildiğini belirterek; teslimi vaat edilen iş yerinin dava tarihindeki değerinin veya ödenmiş olan satış bedelinin güncelleştirilerek şimdilik 10.000 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili belediyeye deövredilen… Belediyesinin, proje karşılığı gelir elde etmek amacıyla Hal Kompleksi yapmayı kararlaştırdığını, ancak bu kompleksten yararlanmak için başvuruda bulunan kişilerin edimini yerine getirmemesi nedeniyle inşaatın tamamlanamadığını, davacı tarafın da satış vaadi sözleşmesiyle 45.920.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak bu edimin yerine getirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin BK.nun 107.maddesine göre bildirimsiz fesh edilmiş sayılması gerektiğini, mütemerrit olan davacının bir hak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; tahsis edilecek bir yapı bulunmadığı için davacı tarafın ödemiş olduğu bedelin güncel değerini isteyebileceği gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, ifa edilmeyen satış vaadi sözleşmesi gereğince ödenilen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre tahsili istemine ilişkindir.Davacı taraf, dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesi gereğince mülkiyeti devredilecek işyerinin satış bedeli olarak davalı tarafa 45.920.000 TL ödendiğini ileri sürmüş, yargılama sırasında ise sözleşmeyle ilgili 21603 sayılı dosyanın davalı belediyede bulunduğunu belirterek, anılan dosyanın incelenmesini talep etmiştir. Mahkemece, anılan dava dosyası celbedilmediği gibi yapılan sözleşmeyle ilgili olarak davalı belediyede bulunan diğer kayıtlarda incelenmemiştir. Bu nedenle, mahkemece, davacı tarafça delil olarak dayanılan 21603 sayılı dosyanın getirtilmesi ve bundan sonra yapılan satış vaadi sözleşmesi ve ilgili işlemler nedeniyle davalı belediyede bulunan belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak satış bedelinin ödenip ödenmediğinin kesin olarak saptanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bundan ayrı, mahkemece, davacı tarafın 06.05.1993 tarihinde bir adet makbuz karşılığında davalı belediyeye 5.500.000 TL ödediği kabul edilerek, bu bedelin denkleştirici adalet ilkesinin uyarlanması ile ifanın imkansız hale geldiği 14.12.2010 tarihinde ulaştığı miktara hükmedilmiştir. Ne var ki davacı taraf, yargılama sırasında yine aynı belediyeye ait olup, aynı memur tarafından düzenlenmiş olan 13.08.1993 ve 20.09.1993 tarihli ödeme makbuzlarınnı da dosyaya ibraz etmiş olup, davalı tarafça sunulan bu ödeme belgelerine karşı çıkılmamıştır. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafça sunulan 3 adet makbuzdaki toplam ödeme tutarına, bilirkişi marifetiyle denkleştirici adalet ilkesinin uyarlanması ve ortaya çıkacak miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.