YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/403
KARAR NO : 2012/5400
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 12.503,07 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 7.539,11 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, at yarışları için davalı … Başkanlığına 2001-2002 yıllarında para gönderilmiş ise de, ilk yıl için gönderilen 7000,00 TL’nin 769,50 TL’sinin usulsüz harcandığı, ikinci yıl ise yarış yapılmadığı halde tamamen iadesi gereken 3000,00 TL’nin 2000,00 TL’si iade edilmediğinden işlemiş faizleriyle birlikte davalı … ve o dönem Belediye başkanı olan …’dan tahsili için başlatılan icra takibine vaki haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı … vekili, paranın bir kısmını yoksullara yardım olarak dağıtmış olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Başkanlığın sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm ve davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, bir davanın açılıp yürütülmesi için davacının hukuki yararının bulunması olumlu dava koşulu olup, bu nedenle taraflar arasında hukuksal ilişki ve hukuksal yarar şartının bulunup bulunmadığı, davanın her safhasında kendiliğinden araştırılır. Tarafların bu şartların mevcut olmadığına ilişkin bir itirazda bulunmamaları ve hatta buna rıza göstermeleri halinde bile her iki şart bulunmadığı müddetçe dava dinlenemez. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188. maddesinde, “Hakimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 1990 Cilt, 1 s:900; Prof. Dr. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku Cilt 1-II-İst.1997 s:28 ve 871).Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu kuşkusuzdur. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hakime verilmiş ödevlerden olması karşısında, Yargıtay Dairesi, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını kendiliğinden gözetebilir (HGK.04.07.2007gün ve 2007/13-453, 2007/453) Somut olayda, davalı … Başkanlığının icra takibine süresinde itirazı bulunmaması nedeniyle onun hakkındaki takip kesinleşmiş olmakla, aleyhine itirazın iptali davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı halde, bu husus gözetilmeden bu davalı hakkında da davanın kısmen kabulü usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca, davalı … yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde borcun bir kısmını ödediğini bildirmiştir. Bu nedenle, mahkemece davalının ödeme def’i üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilmiş olması da doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.