Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4524 E. 2012/9097 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4524
KARAR NO : 2012/9097
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.000.00 TL’nin 27.10.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davacı ile davalı arasında yapılan gayrimenkul harici satım sözleşmesi gereğince davalı tarafa 4.000 TL satış bedeli ödendiğini ancak daha sonra taşınmazın davalıya ait olmadığını öğrendiklerini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL satış bedeli ile taraflar arasında satım sözleşmesine uymayan tarafın ödemekle yükümlü olduğu 20.000,00 TL cezai şarttan şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile 4.000,00 TL satış bedeli ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000 TL cezai şart olmak üzere toplam 5.000,00 Tlnin temerrüt tarihi olan 27.11.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.HUMK.nun 4/2. maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir.Alacağın tamamı çekişmeli ise mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirttiği, taraflar arasında yapılan gayrimenkul harici satım sözleşmesinin temelini oluşturduğu alacak ile satım sözleşmesine uymayan tarafın ödemekle yükümlü olduğu 20.000,00 TL cezai şartın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.