YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6175
KARAR NO : 2013/2941
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın dava dışı sürücüsünün tam kusuru ile neden olduğu kazada, aynı araçta yolcu olarak bulunan desteğin ölümü nedeniyle 7.800,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir.
Davacı vekili tarafından, 05.12.2011 günlü ıslah dilekçesi verilerek, maddi tazminat istem miktarı, yargılama sırasında düzenlenen tazminat bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmıştır.
Davalı vekili, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, yargılamaya katılmamış ve yazılı veya sözlü açıklamada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davacının maddi tazminat isteminin ıslah dilekçesi dikkate alınarak aynen kabulü ile 28.407,58 TL maddi tazminatın ( dava dilekçesi ile istenen 7.800,00 TL lık bölümünün 3.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bakiye 20.607,00 TL nın ise faizsiz olarak) davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, davalı … aracın trafik sigortacısıdır.
Davalı …, dava açılmadan önce, 03.10.2009 tarihinde temerrüde düşürülmüş olup, artık, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı için olduğu gibi, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden de bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde dava dilekçesine atıf yaparak talebini artırmış olduğundan, dava dilekçesindeki faiz isteminin ıslah ile artırılan tazminat tutarı için de geçerli olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, tazminat alacağının tamamı için temerrüt (03.10.2009) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslâh edilen kısma faiz işletilmemesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.paragrafındaki “Davacının davasının kabulüne, 28.407,58.-TL’nin (7.800.- TL sinin 03.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, bakiye kısmın faizsiz olarak),” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ” dava dilekçesindeki istemin ıslah edilmiş şekli ile kabulü ile 28.407,58 TL’nin temerrüt tarihi olan 03.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davacı yararına düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.