YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1421
KARAR NO : 2012/5419
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.ava dilekçesinde; davalı ile 2009 yılından beri evli oldukları, davalı kocanın geçimsizlik çıkarması sebebi ile ayrı yaşamak zorunda kaldığı ve gelirinin bulunmadığı ileri sürülerek aylık 500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.Cevap dilekçesinde;davacının kendi isteği ile evi terk ettiği ve nafaka davası açtığı,daha sonra davacının ahlaka aykırı iş yaptığını öğrendiği için kendisinin boşanma davası açtığı,her iki davanın birleştirildiği,boşanma davasının reddedildiği,davacının yaptığı iş konusunda yanılttığı ve maddi menfaat temini için evlilik yaptığı,bu nedenlerle davanın reddi istenilmiştir.Mahkemece;dava tarihinden itibaren aylık 200,00 TL.tedbir nafakasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK.’nun 197.maddesi gereğince nafakaya hükmolunması için davacının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlaması gerekir.Somut olayda tarafların 03/09/2009 tarihinde evlendikleri, davacı kadının 1965, davalı kocanın da 1936 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı 13/04/2010 tarihinde açtığı bu dava ile, ayrı yaşamda haklı olduğu iddiası ile tedbir nafakası talebinde bulunmuş ise de; mahkemece dinlenilen tanık beyanları değerlendirildiğinde, tanık beyanları soyut ve görgüye dayalı değildir. Evlilik birliği devam ederken ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamayan davacı kadın lehine tedbir nafakasına karar verilemez. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğindeki mevcut delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.