YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5917
KARAR NO : 2013/3140
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ : Ankara Asliye 22. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu Şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu müteahhitliğini yaptığı inşaattan kendisine düşen ancak arsa malikleri üzerine kayıtlı bir dükkanı diğer davalılara sattırmasına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur. Davalı … vekili davacının gelmediği celseye katılmış ve davayı takip etmeyeceklerini beyan etmiş davalı … de davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılara yenileme dilekçesi tebliğ edilememiş dava yokluklarında sürdürülmüştür.
Mahkemece, davacının aciz belgesi ibraz edemeyeceğine dair beyanına göre dava şartının yerine getirilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin, dava dilekçesindeki açıklamalarından, davalı Şirket’in müteahhitliğini yaptığı inşaatta aslında davalı Şirket’e düşmesi gereken bağımsız bölümün arsa maliki … tarafından oğlu … ’a onun tarafından davalı …’a onun tarafından davalı …’a onun tarafından dava dışı …,… ’a 1/2 hisse şeklinde ve son olarak da onlar tarafından davalı …’a yapılan satışlardan dolayı alacağına kavuşamadığını bundan dolayı da taşınmazın davalı müteahhit … Dekorasyon İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına tapuya tescilini istediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmaz, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin gerekleri yerine getirilerek borçlu Şirket adına tescil edilmemiştir. Davacının istemi de bu tescile ilişkin olup aşamalarda davanın İİK 277 vd maddelerine dayalı olduğu yolunda bir beyanda da bulunulmamıştır.
Davacı, alacağının tahsilini engelleyen bir işleme karşı, takip yapılmamış olması halinde veya İİK. 284. maddedeki hak düşürücü sürenin geçmiş olması gibi durumlarda 818 sayılı BK 18.(6098 sayılı T.B.K 19.) maddeye dayalı olarak bir dava açabileceği gibi aynı işlem için koşulların varlığı halinde İİK. 277 vd maddelerine göre bir tasarrufun iptali davası açması da mümkündür. Davacının bu seçimlik haklarından BK 18. maddeye dayalı iptal yolunu seçtiği dava dilekçesinde vurgulanmış ve aşamalarda da davanın İİK 277 vd maddelerine dayalı iptal istemine ilişkin olduğuna dair bir beyanda bulunulmamıştır. Bu nedenle davacının talebi doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması ve BK 19. maddeye göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davacının İİK 277 vd kapsamında bir dava açtığı kabul edilerek hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/03/2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.