Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/28113 E. 2019/12044 K. 02.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28113
KARAR NO : 2019/12044
KARAR TARİHİ : 02.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
a-)Malen Sorumlu Vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Malen sorumlunun 16/05/2013 günü alınan ifadesinde, kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını beyan ettiği, yargılamaya usulüne uygun şekilde katılmadığı anlaşılmakla, hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından malen sorumlu vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
b-)Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin ve sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-)Suça Sürüklenen Çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/2. maddesi gereğince olağan zamanaşımı süresi 4 yıl, anılan Kanun’un 66/2. madde uyarınca eklenecek süre ile birlikte olağanüstü zamanaşımı süresi ise 6 yıl olup zamanaşımını son kesen sebep olan 04/02/2014 tarihli mahkumiyet kararından itibaren inceleme tarihine kadar 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
II-)Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık adına kayıtlı aracın suç tarihinde gümrük kaçağı sigara taşıyan araca öncülük yaptığı, ancak takip sonucunda öncü aracın ele geçirilemediği, sigara taşıyan araçta bulunan şahısların ise aracı bırakarak olay yerinden kaçtıkları, olay tarihinden yaklaşık 1 ay sonra savcılığa başvuran suça sürüklenen çocuğun sigaraları babasına ait araçla taşıdığını ve kendi aracını takip eden bir aracın olmadığını beyan ettiği, sanığın ise gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında aracını isteyen akrabalarına verdiğini, suç tarihinde aracını kime verdiğini hatırlamadığını beyan ettiği, sanığın suça iştirakine dair adına kayıtlı aracın kullanılmasından başka her hangi bir tespit ve delil olmadığı nazara alınarak her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Kasıtlı suçtan erteli kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.