Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/868 E. 2013/15561 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/868
KARAR NO : 2013/15561
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 116.719.38 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/09/2013 Pazartesi günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 116.719,38 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.11.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Maluliyet Daire Başkanlığı raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 69 olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda dava dışı asıl işveren şirketin % 45 oranında, davalı alt işveren şirketin % 35 oranında, davacı işçinin % 20 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, bilirkişi hesap raporunda davacının maddi zararının birinci seçenekte asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada 139.772,33 TL olduğunun, ikinci seçenekte asgari ücretin 3.58 katı üzerinden yapılan hesaplamada 397.116,26 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının olay tarihindeki gerçek ücreti yeterli şekilde araştırılmamıştır. Gerçekten davacının imzalı işyeri ücret bordrosunda ücretinin asgari ücret olduğu yazılıdır. Davacı tarafça aylık 1.500, TL ücret aldığının iddia edildiği, dinlenen tanıkların aylık 1.500,00 TL ücret aldığını beyan ettikleri, davalı tarafça iş kazası nedeniyle davacının çalışamadığı dönemlerde destek amacı ile aylık 1.500,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, … Ticaret Odası tarafından gönderilen yazı cevabında demirci ustası olarak çalışan bir kişinin kaza tarihi itibariyle günlük net ücretinin 25,00 TL olacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak hesaplamaya esas ücretin ilgili meslek kuruluşundan araştırılması gerekmektedir. Gerçekten davacının demirci ustası olduğu gerek taraf beyanlarından gerekse dosyadaki diğer belgelerden anlaşıldığı gibi, demirci ustasının asgari ücretle çalışmayacağı hayatın bilinen gerçeğidir
Yapılacak iş, öncelikle davacının demirci ustası olduğunun kabulü ile ilgili meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücret belirlendikten sonra, taleple bağlı kalınarak aylık 1.500,00 TL ücreti geçmemek üzere maddi tazminatı yeniden hesaplatmak ve çıkacak sonucu göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.