YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31522
KARAR NO : 2019/12161
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na muhalefet etmek eyleminden dolayı Kemalpaşa Cumhuriyet Savcısı … hakkında anılan Kanun’un 51/2-a maddesi gereğince İzmir Trafik Denetleme Büro Amirliğinin 04/11/2018 tarihli ve MA 33866495 sayılı idarî yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 235,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun kabulüne, idari para cezası tutanağı ile yapılan işlemin iptaline ilişkin Kemalpaşa Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/1120 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/07/2019 gün ve 8035 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/08/2019 gün ve KYB-2019-81220 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22/03/2011 tarihli ve 2008/8692 esas, 2011/2918 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, idarî para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında kişisel suç olduğunun anlaşılması halinde, anılan Kanun’un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, muterizin Cumhuriyet savcısı olduğunun anlaşılması sebebiyle, başvurunun kabul edilerek idarî para cezası karar tutanağının iptali ile gereğinin takdir ve ifası için evrakın ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece itirazın kabulü ile idarî para cezası karar tutanağının iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun, “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesindeki ” (2) Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder. (3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re’sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir….(7) Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” hükmüne aykırı olarak, idari para cezasının iptali istemli başvuruya istinaden, ilgili kurumdan evraklar getirtilip inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmakla;
Belirtilen konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.