Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/21995 E. 2019/12090 K. 02.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/21995
KARAR NO : 2019/12090
KARAR TARİHİ : 02.10.2019

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.11.2018 tarih ve 2018/89874 sayılı ihbarname ile; firar suçundan sanık … hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine dair Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2018 tarihli ve 2018/118 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında firar suçundan yapılan kovuşturma evresi sonunda, firar suçunun temadi eden suçlardan olduğu, 17.07.1963 doğumlu olan sanığın 1111 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi kapsamında askerlik çağının 41 yaşına girdiği yılın 1 Ocak’ta biteceği, bu tarihin 17.07.2004 tarihi itibariyle sona erdiği, dava zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, şüpheli hakkında zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın düşürülmesine dair karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 66/6. maddesinde yer alan, “Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar” şeklindeki düzenleme uyarınca kesintisiz suçlarda zamanaşımının kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, şüphelinin üzerine atılı firar suçunun incelemeye konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da bahsedildiği üzere mütemadi bir suç olduğu, söz konusu suça ilişkin somut dosyada kesintinin meydana geldiğine dair bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, şüphelinin askerlik çağının sona ermesi durumunun firar suçu açısından temadiyi kesen bir durum oluşturmadığı anlaşılmakla, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dairemizin 23.01.2019 tarihli ve 2018/7888 Esas, 2019/797 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinin yerinde görüldüğü belirtilerek Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2018 tarihli ve 2018/118 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararının CMK’nin 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 09.03.2019 tarihli ve KD-2018/89874 sayılı yazısı ile; yerel mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinde sayılan ve davayı esastan çözen mahkûmiyet dışında bir karar olduğundan, kararın, Özel Dairece 5271 sayılı CMK’nin 309/4-c maddesi geerğince “aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere” kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesi uyarınca olağaüstü kanun yoluna başvurulduğu belirtilerek Dairemizin bu kararına itiraz edilmesi üzere 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca dosyanın itirazen incelenmek için Dairemize gönderilmesi sonrasında yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 23.01.2019 tarihli ve 2018/7888 Esas, 2019/797 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3) Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/118 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.