YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9310
KARAR NO : 2019/21248
KARAR TARİHİ : 28.11.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş ise de davalı avukatının duruşma talebi üzerine HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin puldan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 12.09.2012 – 08.08.2014 tarihleri arasında davalı şirketin Irak/Basra’da bulunan şantiyesinde “mali ve idari işler şefi” olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17187 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, takibe davalı şirket tarafından haksız olarak itirazda bulunulduğu iddia ederek; itirazın iptaline ve %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının bir takım usulsüz ve davalı şirketi borçlandırıcı işlemler yapması, bankadan çekilen paranın çalınmasına sebebiyet vermesi nedenleriyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı da 3095 sayılı yasanın 4/a – (Ek madde: 14/11/1990 – 3678/30 md.) maddesinde “ Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve fazla mesai alacaklarının yabancı parayla tahsili talep edildiğinden bu alacağa 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca, “Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize” hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi, hatalı olup, bozma sebebi ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nın Geçici 2. maddesi atfıyla 1086 sayılı HMUK 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki “yasal faiz” sözcüklerinin çıkartılarak yerine; “yasal faizi geçmemek kaydı ile devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte,” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. – 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nisbi temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28/11/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.