Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10210 E. 2011/12053 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10210
KARAR NO : 2011/12053
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava konusu 60 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinin 1979/281 Esas, 1989/221 karar sayılı ilamına dayanılarak 26.02.1991 tarihinde 1/4 payının adına hükmen tescil edildiğini, ancak tapuya isminin “…” olarak kayıt edilmesi gerekirken yanlışlıkla “… Yalçın” olarak yazıldığını belirterek tapu kaydındaki isminin düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşen kadastro mahkemesinin kararı ile tescil edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu 60 sayılı parselin dosya içerisindeki kadastro tespit tutanağının incelenmesinde taşınmazın senetsizden “… oğlu …”ın babasından intikalen ve taksimen gelen malı olup, 1964’de vefatı ile eşi … ve …’dan olma çocukları, …e terk ettiği ifraz ve taksimle 60 parselin …, …, … ve …’ye isabet
ettiği ve …’nin de payını …’a hibe ettiği malik hanesinde 1 payın …-1938), 2 pay … (…) adlarına tespit edildiği görülmektedir. Tespite itiraz üzerine kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucunda itirazın reddine, tespit gibi tescile karar verilmiş ve taşınmaz tutanağa göre tescil edilmiştir. Dosyada mevcut … oğlu …’a ait nüfus kaydının incelenmesinde; eşinin … olduğu, çocuklarının ise; … ve … oldukları anlaşılmaktadır. Tutanağın edinme bölümü ile nüfus kaydı karşılaştırıldığında “…” dışında bire bir örtüştüğü ve …’e karşılık …’in geldiği görülmektedir. Mahkemece yaptırılan nüfus ve zabıta araştırması sonuçlarına göre ve özellikle tanık anlatımlarından da …’e halk arasında “…” denildiğinin anlaşılmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.