YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9995
KARAR NO : 2011/12057
KARAR TARİHİ : 14.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.01.2006 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tekne onarım bedeli 2.450,00 TL’nin tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı, onarım işinin ayıplı meydana getirildiğini, davacıya yapılan ödemenin yapılan işi karşıladığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, 1.450,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı çekişmeli değildir. Yapılan iş davalıya teslim edilmiş, davalı tarafından uzunca süre tekneden yararlanılmıştır. Davalı her ne kadar ayıp savunmasında bulunmuşsa da buna ilişkin bir delil getirmiş değildir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamında yer alan delillerden davalının, davacıya 07.08.2005 tarihli makbuzla 1.000,00 TL ödediği, 15.10.2005 tarihli senette ise davacıya 2.450,00 TL borçlu kaldığını kabul ettiği görülmektedir. Davadaki istemin dayanağı 15.10.2005 tarihli senettir.
Borçlar Kanununun 17.maddesi uyarınca borcun sebebini ihtiva etmemiş olsa dahi borç ikrarı geçerlidir ve alacaklı buna dayanarak borç ikrarında bulunan kimseden alacağının tahsilini isteyebilir. Esasen, davalının daha önceki bir tarihte yaptığı ödemeyi gözetmeden daha sonraki bir tarihte düzenlediği belgeyle fazla miktarda borç ikrarında bulunması hayatın olağan akışına uygun düşmez.
Mahkemece yapılan bu saptama dikkate alınarak davanın bütünüyle kabulü yerine kısmen kabul edilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.