Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9126 E. 2011/12065 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9126
KARAR NO : 2011/12065
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumetten reddine dair verilen 23.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı vekili bankanın ipoteğe bağlı alacağını temlik etmiş olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur,
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava konusu 825 ada 197 sayılı parselin kesinleşen mahkeme kararı ile tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verildiğini ancak dava dışı …’in davalı bankadan almış olduğu kredi borcu nedeniyle üzerinde ipotek bulunduğunu belirterek, ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı banka vekili, dava dışı … isimli şahsın bankadan almış olduğu kredinin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini kredi borcunun ödemelerinin plana uygun yapılmaması nedeniyle … aleyhine icra takibi yaptıklarını ve daha sonra da bankanın hak ve alacağı ile ipotek hakkının temlik sözleşmesiyle dava dışı … Yönetimi A.Ş.’ye devredildiğini, bu nedenle bankanın taraf sıfatı kalmadığını, davanın ipoteği ve takibi temlik alan … Yönetimi A.Ş.’ye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki 825 ada 197 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın … isimli şahıs adına satış yolu ile 04.08.2005 tarihinde tescil edildiği, 08.08.2005 tarihli 2056 yevmiye numaralı işlemle de davalı banka lehine ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. 03.08.2005 tarihli kredi sözleşmesinin icra dosyasının incelenmesinde; krediyi kullananın …, kefillerinin ise … ve … isimli şahısların olduğu, icra takibinin de bu şahıslara karşı yapıldığı, davacının taraf olmadığı görülmektedir. Davacının dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemli davası lehine sonuçlanmış ve 06.04.2010 tarihinde kesinleşmiş, ancak üzerindeki ipotek nedeniyle davacı adına tescil edilememiştir.
Banka tarafından ipotekle teminat altına alınan alacak dava dışı … Yönetimi A.Ş.’ye 23.09.2008 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik edilmiş olmasına rağmen tapu kaydında ipotek lehtarı olarak davalı banka görülmektedir. Yukarıda irdelenen hiçbir işlemin tarafı olmayan davacı da tapuda ipotek lehtarı görünen bankaya davayı yöneltmiştir. Bu nedenle ipotek alacağının temlik edildiği … Yönetimi A.Ş.’nin davada usulüne uygun olarak yer almadığı anlaşılmaktadır. İpoteğe bağlı alacak temlik edildiğine göre; temlik alacaklısının davada taraf sıfatını alması ve davanın ipotek lehtarı ve temlik alacaklısı huzurunda görülüp karara bağlanması gerekir. O halde mahkemece davacıya, Grişim Varlık Yönetimi A.Ş.’ye karşı dava açması için süre verilmeli, davacı tarafından verilen süre içinde dava açılması halinde eldeki dava ile birleştirilmelidir. Böylece taraf teşkili sağlandıktan sonra, … Yönetimi A.Ş.’nin davaya karşı savunması alınmalı, delilleri toplanmalı ve tüm bunların sonucuna göre, işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı gerekçe ile eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.