YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13271
KARAR NO : 2019/17811
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı SSK hastanesinde 14.11.2001 tarihinde alt işveren nezdinde çalışmaya başladığını, sonrasında alt işverenler değişse de davacının çalışmasına kesintisiz devam ettiğini, davacının iş sözleşmesini 27.08.2014 tarihinde bağlı bulunduğu kurumdan yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı için feshettiğini, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalılardan faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı kurum vekili, davacının müvekkili kurum çalışanı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Şirketler vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının dava konusu ettiği alacaklardan asıl işveren sıfatıyla kurumun sorumlu olduğunu, davacının sundukları istifa dilekçesinden görüleceği üzere yıllık izinlerini kullandığını kabul ettiğini, 13 yıla yakın bir zamanda hiç yıllık izin kullanılmadığı talebinin hayatın olağanakışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kendinden önceki işverenler zamanında yıllık izinlerini kullanıldığını ispatlama şansı bulunmadığını, davacıya bu yönde yemin teklif ettiklerini, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı, yıllık izinlerin kullandırılıp kullandırılmadığı hususlarının ortaya çıkması bakımından diğer alt işverenlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının Hizmet Döküm Cetveli incelendiğinde, 31.12.2009-28.06.2010 tarihleri arasında çalışma kaydı olmadığı görülmektedir. Her ne kadar davacı kesintisiz çalışmadan bahsetse de davalılar bu durumu kabul etmediği gibi davacı kayıtlarda görülmeyen sürede çalıştığına ilişkin tanık dahil hiçbir delil gösterememiştir. Davacının davalı işyerinde çalıştığını ispatlayamadığı sürenin dışlanarak hizmet süresinin belirlenmesi gerekirken çalışmanın kesintisiz kabul edilmesi hatalıdır.
3-Yıllık izin ücretinin hesabında brüt miktarı nete çevirirken SGK primi ve işsizlik priminin düşmemesi hatalıdır.
4-Davalı şirketler vekili davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davacının yıllık iznini kullandığına dair ibare taşıyan yazılı istifa dilekçesini sunmuş ayrıca yemin teklifinde bulunmuştur.
Mahkemece yemin teklifinde bulunan davalı şirket vekilinden yemin metni hazırlamaları talep edilmemiş celsede hazır bulundurulan davacı asıla, “bilirkişi raporunda gösterilen süre kadar yıllık iznimi kullanmadığıma namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim” şeklinde yemin ettirilip bu beyan üzerine davacının 12 yılı aşan çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilmiştir. Ancak yaptırılan bu yemin usul ve yasaya uygun değildir. Şöyle ki HMK’ nın 233/4 maddesi uyarınca davacı asile “size sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbirşey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?” diye sorulmamış, izne ilişkin beyanı tesbit edildikten sonra da yine HMK’ nın 238. maddesi uyarınca beyanı okunup davacı asıldan beyanında ısrar edip etmediği sorulması gerekirken bu usul kuralına da riayet edilmemiştir. Diğer taraftan “Bilirkişi raporunda gösterilen süre kadar yıllık iznimi kullanmadım” şeklindeki beyan son derece muğlak olup maksada uygun değildir. Davacı asılın iddiası çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmamak olduğuna göre çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığına yönelik olarak beyanda bulunup yemin etmesi gerekir. Açıklanan hususlar bakımından usul ve yasaya uygun olmayan yemine itibar ile sonuca gidilmesi de hatalıdır.
Ayrıca davacı emeklilik nedeniyle işyerinden ayrılacağına ilişkin el yazılı dilekçesinde izinlerini kullandığından da bahsettiğinden mahkeme hakiminin HMK.nın 237.maddesi uyarınca yemin dışında bu hususta da davacıdan açıklama talep etmesi ve tüm bu hususlar yerine getirildikten sonra izin talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksiklikler giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.