YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5522
KARAR NO : 2013/8051
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin 2009 yılında davalı ile alım satım sözleşmesi yaptığını, sipariş verilen ürünlerin karşılığında 188.806,89 TL ödeme yapıldığını, avans olarak verilen miktarın 48.867,04 TL’lik kısmına karşılık ürün talep edildiğinde, davalı şirket tarafından birim fiyatın yükseltildiğini, ürün birim fiyatlarında yapılan artışın haksız olduğunun davalıya ihtarname ile bildirilmesine rağmen davalının ürünlerin yeni fiyattan verilebileceği hususunda ısrar ettiğini, bunun üzerine sözleşmeden dönülerek karşılığında mal teslimi yapılmayan avans bedelinin faizi ile birlikte davalıdan ihtarname ile istendiğini, taraflar arasında yapılan alım satım sözleşmesine aykırı olarak birim fiyat talep edilmesinin usulsüz olduğunu belirterek 48.867,04 TL’nin ödemenin gerçekleştiği 18/11/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir alım satım sözleşmesinin olmadığını, inşaat malzemeleri alımı için sipariş listesi verildiğini, 2009 yılında davacının sipariş ettiği banyo kabinlerinin özel üretim olduğunu ve müteakip yıllarda üretimden kalktığını, yeni ürünlerin eski fiyattan verilmesinin mümkün olmadığını, davacının 2009 yılında verdiği siparişleri 2011 yılına kadar almadığını, bu konuda herhangi bir talepte de bulunmadığını, davacının parasını iadeye hazır olduklarını, siparişlerin teslim edilmemesinde kusurları bulunmadığı gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın davacı tarafın 2009 yılında sipariş verdiği ürünleri o yılın fiyatıyla talep etmesine karşılık davalı tarafın 2009 yılı fiyatlarıyla 2011 yılında ürün teslim edemeyeceğini bildirmesi noktasında toplandığı, davacı tarafın 03/06/2011 tarihli ihtarnamesinde açıkça belirtildiği üzere ürünlerin teslim alınmama nedeninin davacının inşaatının gecikmesinden kaynaklandığı, ürünlerin teslim edilmemesinde davalının kusuru bulunmadığı, davalı tarafın gerek cevabi ihtarnamede, gerekse cevap dilekçesinde davacıdan aldığı bedele karşılık ürünleri 2011 yılı fiyatlarıyla vermeye ya da bedeli iadeye hazır olduğunu belirttiği, bu durumda davalının dava açılmasına sebep olmadığı, uyuşmazlığın davacıdan kaynaklanan nedenlerle gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında çekişmesiz olan 48.867,04 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının dava açılmasına neden olmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Yerel mahkemece, eksik temyiz harcının ikmaline ilişkin çıkarılan muhtıra davalı vekiline 07/03/2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde davalı vekilince muhtıra gereğinin yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan yasa hükmü uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekmekte olup, bu konuda mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtayca da karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince; davacının 23/09/2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshedip ödediği meblağı faizi ile birlikte talep ettiğine göre ihtarnamenin tebliğ tarihi gözetilip paranın iade edilmesi gerektiği tarih belirlenerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği göz ardı edilerek yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.