YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3502
KARAR NO : 2012/9471
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davalı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 12.12.2011 gün ve 2011/11249 Esas – 2011/20871 Karar sayılı ilama karşı taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre; davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri H.U.M.K.’nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Arta kalan bölümün bedeline hükmedildiği halde tescil kararı verilmediği ve tapu kaydındaki haciz şerhi hükmedilen bedele yansıtılmadığından, mahkeme kararının bu nedenlerle de bozulması gerekirken, bu hususlara değinilmeden bozulduğu anlaşılmakla,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.12.2011 gün ve 11249-20871 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yeniden yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davalı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Ancak;
1-Hükme esas alınan raporda; emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında, taşınmaz emsalden daha değerli olmasına rağmen bilirkişi kurulunca taşınmazın emsalden değersiz olduğu kabul edilerek değerlendirme yapıldığından, rapor hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı değildir.
Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan ve işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmedilen bölümün davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Tapu kaydında davalı … payına konulan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalıya iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davalıdan peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, H.U.M.K’nun 442.maddesi gözönünde bulundurularak takdiren 203,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.