Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/6526 E. 2012/10509 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6526
KARAR NO : 2012/10509
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkiniistemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi ile Kamulaştırma Davalarında Bilirkişi Olarak Görev Yapacakların Nitelikleri ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca bilirkişi kurulu; kamulaştırmaya konu olan taşınmazın cins ve niteliğine göre; ihtisas odaları tarafından bildirilen listede yer alanlardan 3 kişi; il veya ilçe idare kurulunca bildirilen listede yer alan ve o bölgede gayrimenkul sahibi olan mühendis, mimar veya şehir plancılarından seçilecek 2 kişi olmak üzere 5 kişiden oluşturulması ve taşınmazın niteliğine göre 3’ünün aynı uzmanlık konusundan olması gerekir.
Mahkemece seçilen mahalli bilirkişilerin uzmanlık alanları belli olmadığı gibi, düzenlenen ve hükme esas alınan raporun da 3 kişi tarafından imzalanması nedeniyle geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda, emsal olarak incelenen taşınmazların, dava konusu taşınmaza emsal olacak nitelikte bulunmadıkları belirtilerek Kıymet Takdir Komisyonu raporunda belirlenen bedele göre değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Davanın niteliği gereği, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.