YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3840
KARAR NO : 2013/8041
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çeklerde ilk ciranta imzasının müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin lehdar şirketin yetkili temsilcisi olmadığını, çeklerin keşide edildiği tarihte müvekkilinin dava dışı keşideci şirket çalışanı olduğunu, ayrıca çeklerin zamanaşımına uğrayarak kambiyo vasıflarını yitirdiklerini belirterek takibe konulan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının çeklerdeki ilk ciranta imzalarının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, borçlu olmadığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacının borçtan şahsen sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; takip konusu üç adet çekin dava dışı …Ltd. Şti. tarafından yine dava dışı …Ltd. Şti. emrine düzenlendiği ve davacının da lehdar adına ciro yaptığı hususlarının çekişmesiz olduğu, çeklerin tanzim edildiği tarihte davacının her iki şirketin de yetkili temsilcisi olmadığı, davalının çek nedeniyle şahsen davacıya başvurarak talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip konusu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklerin keşidecisi …Ltd. Şti., lehdarı ise …Ltd. Şti.’dir. Lehdarın ciro imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını, ciro imzasından dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri süren davacı … çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın (6102 sayılı TTK. m. 678) 590. maddesine göre temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla kambiyo senedini imzalayan kişi o kambiyo senedinden dolayı şahsen sorumludur. Mahkemece anılan hüküm gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.