Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/11091 E. 2019/8484 K. 16.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11091
KARAR NO : 2019/8484
KARAR TARİHİ : 16.12.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; ” 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçısının olması halinde miras bırakandan intikal eden pay için iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu, bu nedenle intikal eden pay için ya tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da miras şirketine mümessil tayin edilmiş olması gerektiği belirtilerek, diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde terekeye mümessil tayini edilmesi hususlarında davacı tarafa mehil verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, işin esasına girilmek suretiyle taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 106 ada 63 parsel sayılı taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanı …’dan intikal ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı …, tapuda … ve … adına kayıtlı çekişmeli taşınmazın, kök muris …’dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek miras payına yönelik olarak dava açmıştır. Tapu kayıt maliki olan davalı … ve …’in davacı ile aralarında miras ilişkisi olmaması nedeniyle, davacıların murisi … terekesine göre üçüncü kişi konumunda oldukları anlaşılmaktadır. Bir mirasçı, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında, diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, terekeye göre üçüncü kişi konumundaki birine karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK’nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin, terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur. Bu durumda davanın, dava şartı
yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, belirtilen gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz ise de; verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, dava konusu 106 ada 63 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.