YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7640
KARAR NO : 2011/12248
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.06.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması, birleşen davada ise davacı … tarafından 01.10.2007 günlü dilekçe ile davalı … aleyhine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-davalı … vekili … Birleştirici ile karşı taraftan davalı-davacı … vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 96, 105, 108, 249 ve 236 sayılı parsellerin tapu kayıtlarında mevcut ipotek şerhinin vekalet aktinin kötüye kullanılarak tesis edildiği iddiasına dayalı ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Birleştirilen davada ise, ipotek alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı ve birleşen davanın davalısı … temyiz etmiş, karar Dairemizin 29.09.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, takip konusu asıl alacak 500.000,00 TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminatının davacı ve karşı davalıdan alınarak ipotek alacaklısı …’na verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve birleşen davanın davalısı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle Dairemizin hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılarak asıl davanın reddedilmiş olunmasına göre ipotek borçlusu …’in asıl dava ile ilgili tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-İpotek borçlusu ve karşı davanın davalısı …’in birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dairemizin bozma kararında belirtildiği üzere, birleştirilen dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibinin dayanağı da 07.06.2006 tarihli ipotek aktidir. Resmi akit tablosu içeriğinden, ipoteğin 500.000,00 TL ile sınırlı olarak “… borçların teminatı olarak” kurulduğu görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. Mevcut uyuşmazlığın çözümünde, resmi akit tablosu içeriğinin değerlendirilmesiyle birlikte davacı … ile vekili … arasındaki 25.07.1996 tarihli vekaletname içeriğinin de incelenmesi gerekmektedir. Yalova 3.Noterliğinde 25.07.1996 tarihinde düzenlenen vekaletnamede asilin davalı …’i “… özel veya tüzel kişiler lehine bilumum bankalar vs. alakalı makamlar lehine dilediği vade, derece, sıra, bedel ve şartlarla ipotek ederek karşılığında krediler ve borç paralar almaya, ahzu kabza her türlü mukaveleleri akte, imzaya, icabında vadelerini uzatmaya, borçtan dolayı yekdiğerimizin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmaya, tapuda ipotek takdirlerini vermeye …” yetkili kıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 07.06.2006 günlü ipotek nedenini hem resmi akit tablosundaki sözlerde hem de davacı ve davalı …’e verdiği vekaletnamenin içeriğinde aramak gerekir. Her ne kadar ipotek akit tablosunda teminat altına alınmak istenen alacağın hukuki sebebinin gösterilmesi alacakta belirlilik ilkesi açısından zorunlu değilse de, taraflar arasında borcun sebebinde (ortaya çıkış nedeninde) çekişme meydana gelmişse bu sebebin varlığının (gerçek olup olmadığının) mahkeme tarafından araştırılması zorunludur.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, ipotek alacaklısı birleşen davanın davacısı …’nu isticvap ederek 07.06.2006 tarihli ipotek sebebiyle asıl davanın davacısı ve ipotek borçlusu …’den hangi haklı nedenlerle alacaklı olduğunu sorup saptamak, iddia şekline göre bildirirse delillerini toplamak, buna karşı asıl davanın davacısı …’in diyeceklerini sormak ve delillerini toplamak, mahkemeye sunacakları beyanları ve delilleri yukarıda sözü edilen 25.07.1996 tarihli vekaletname ile 07.06.2006 tarihli resmi senet içeriklerine gör
değerlendirmek, bu şekilde borcun ortaya çıkış nedeninin kaynağına ulaşmak, borcun gerçek olup olmadığını veya ne miktar borç için ipoteğin sonuç meydana getireceğini, gerek duyulursa bilirkişi incelemesi yaptırarak ortaya çıkarmak, böylelikle oluşacak sonuca uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece, borcun ortaya çıkış nedeni ve borç sebebinin gerçek olup olmadığı veya ne miktarda olduğu yeterli biçimde araştırılmadan, davaların yazılı biçimde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ipotek borçlusu …’in asıl dava ile ilgili tüm temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı/davacı …’ndan alınarak davalı/davacı …’e verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.