Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3928 E. 2013/8048 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3928
KARAR NO : 2013/8048
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine keşideci olarak gözüktüğü kambiyo senedine dayanarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takip alacaklısı davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, söz konusu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibe konu senedin müvekkilinin kaynı … tarafından sahte olarak düzenlendiğini ve takip alacaklısı …’e ciro edildiğini, ayrıca bononun bedel kısmında tahrifat yapılarak 1.500 rakamının 40.500 rakamına dönüştürüldüğünü belirterek takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; takip konusu bonodaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu, davacı vekilince ayrıca bonoda rakamla yazılan bedel üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de; davaya konu bonoda bedelin yazı ile de “kırkbinbeşyüz” olarak yazılmış olması ve TTK.’nın 676/1. maddesi (6762 sayılı TTK. m. 588/1) uyarınca yazıyla gösterilen bedele üstünlük tanınmış olması karşısında davacı tarafın tahrifat iddiaları üzerinde durulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı iddiaları arasında, dava konusu senedin bedel hanesinde tahrifat yapıldığı hususu da yer almaktadır. Özellikle rakamla yazılı kısımdaki “1.500” rakamının sonradan “40.500” yapıldığı iddiası mevcuttur. Mahkemece bu iddia üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir. TTK.’nın 588. maddesine göre yazıyla ve rakamla yazılan bedeller arasında fark olması halinde yazı ile yazılı olana itibar edileceği kuralı bu iki bedelde de tahrifat olmaması durumu için geçerlidir. Mahkemece bu iddia üzerinde durulup bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.