Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4013 E. 2013/8060 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4013
KARAR NO : 2013/8060
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili; davalı tarafından müvekkilleri hakkında İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/28924 esas sayılı dosyasında 4 (dört) adet çeke dayalı olarak icra takibi yapıldığını, ancak takibe konu 20.11.2010 tarihli ve 10.000 TL bedelli çek ile 15.12.2010 tarihli ve 5.000 TL bedelli çeklerde müvekkillerinin cirolarının bulunmadığını belirterek, müvekkillerinin sözkonusu icra takibinde 15.000 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davalara cevabında; davaların reddi ile % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu çeklerdeki imzaların, aynı zamanda diğer davacı şirketlerin de yetkli temsilcisi olan davacı …’a ait olmadığı saptandığından, TTK’nun 686 ve 687. maddeleri gereği davalının ciro yoluyla çekleri almasında kusuru olmasa da, sahtecilik nedeniyle iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile; davacıların davaya konu 20.11.2010 tarihli, 10.000 TL bedelli ve 15.12.2010 tarihli, 5.000 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, koşulları oluşmadığından davacıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı şirketin 20.11.2010 tarihli ve 15.12.2010 tarihli çeklere istinaden başlattığı icra takibinde davacılar imza inkarında bulunarak menfi tespit isteminde bulunmuşlardır. Bilirkişi incelemesi 15.12.2010 tarihli çek üzerindeki ciro imzalarının davacılara ait olmadığı, 20.11.2010 tarihli çekte davacıların ciro imzalarının bulunmadığı tespit edilmiş, mahkeme davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermiştir.
Çeklerden dolayı icra takibi başlatan davalı … İnş. Yapı Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ciro yoluyla aldığı 15.12.2010 tarihli çekteki imzanın son ciranta olan …’a ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır.Ayrıca, 20.11.2010 tarihli çekte de davacıların ciranta ya da keşideci sıfatıyla imzalarının bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar aleyhine icra takibi başlatılmasında davalının kötüniyetli olduğunun kabulü ile, İİK.’nun 72 maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı konusunda karar verilmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeden red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2- Asıl davada davanın kabulüne karar verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde belirtilen nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.