Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4450 E. 2013/8088 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4450
KARAR NO : 2013/8088
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı-karşı davalı vekili; davalı-karşı davacının müvekkilinden 3.428,84 TL değerinde mal satın aldığını, ancak mal bedelinin 1.678,84 TL’sini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalı-karşı davacının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkiline teslim edilen malın ayıplı çıktığını, bu nedenle ihtarname ile faturaya yasal sürede itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, aynı ihtarnamede malın ayıplı olduğunun da bildirildiğini, müvekkilinin borcunun olmadığını, bunun yanında malın ayıplı çıkması nedeniyle avans ödemesinin iadesini ve teslim alınmasını talep ettiklerini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, avans olarak ödenen 1.750.00 TL ‘nin ve 1.000,00 TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili; karşı davanın yasal sürede açılmadığını, ayrıca satış şartlarında malın iadesinin mümkün olmadığının kabul edildiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı-karşı davalı defter ve kayıtlarının lehine kesin delil vasfına haiz olduğu ve delil kuvvetinin bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2011 yılı Mart ayında başladığı, davacı-karşı davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı-karşı davacıya faturalar karşılığında toplam 3.428,84 TL tutarında mal satıldığı, davalı-karşı davacının satın alınan bu mallara karşılık 1.750,00 TL tutarında ödeme yaptığı, buna göre cari hesabın kesildiği ve cari hesap bakiyesinin 1.678,84 TL olduğu, icra takibinde fatura bakiyesi 1.787,84 TL olarak belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde itirazın 1.678,84 TL üzerinden iptalinin talep edildiği, davalı-karşı davacıdan takipten önce temerrüde düşürülmediği, davalı-karşı davacının malın teslimini kabul ettiği, bunun yanında davalı -karşı davacının somut olarak herhangi bir delil ibraz etmeden, sadece soyut beyana dayalı olarak ayıplı mal iddiasında bulunduğu, öte yandan sipariş teklif formunun 2.maddesi ile malların iade edilemeyeceğinin açıkça kararlaştırılmış olduğu da nazara alındığında davalı-karşı davacının taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’dir. Asıl davada temyize konu edilen miktarın 1.678,84 olması nedeniyle asıl davadaki 18/12/2012 karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2- Karşı davanın ise 6100 sayılı HMK’nın 133.maddesi(1086 sayılı HUMK’un 203.maddesi) uyarınca cevap süresi içinde açılması gerekir. Süresinden sonra dava açılması halinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Somut olayda karşı dava cevap süresi içinde açılmadığından ayrılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.