YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4279
KARAR NO : 2013/8074
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin 2 adet vekaletname ile dava dışı kardeşi …’i belirli taşınmazlarını ipotek etme ve müşterek borçlu müteselsil kefil olma hususunda yetkili kıldığını, bu vekaletnameye dayanılarak davalı banka ile … arasında yapılan genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkillerin murisinin de ½ hissesine sahip olduğu bir taşınmaza ipotek tesis edildiğini, ayrıca …’in kredi sözleşmesini de müvekkillerin murisi adına kefil olarak imzaladığını, ancak söz konusu vekaletnamelerin geçersiz olduğunu, zira bu işlemlerin yapıldığı tarihte müvekkillerin murisinin rahatsızlığı nedeniyle hukuki ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca …’in vekaletnameye dayalı temsil yetkisini vekalet verenin zararına ve kendisi yararına kullandığını, zira bankadan alınan kredinin bizzat … tarafından kullanıldığını, bu nedenle söz konusu ipoteğin de geçersiz olduğunu, ayrıca vekaletnamenin genel kredi sözleşmesine kefil olabilme yetkisini içermediğini, bu nedenle vekaleten kefaletin de geçersiz olduğunu, bunun yanında murisin ölüm tarihinden sonra kullanılan kredilerle ilgili olarak müvekkillerinin sorumluluğunun olmayacağını belirterek vekaletnamelerin düzenlenme tarihleri itibariyle müvekkillerinin murisinin hukuki muamele yapma ehliyetinin bulunmadığının tespitine, bu vekaletnamelerin ve vekaletnamelere dayalı olarak yapılan ipotek akitlerinin ve kefalet akdinin geçersizliğinin tespiti suretiyle ipoteğin fekkine ve kefaletin iptaline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde açıkladıkları diğer nedenlerle vekaletnamelerin ve bu vekaletnamelere dayalı olarak yapılan ipoteğin fekkine ve kefaletin iptaline, müvekkillerinin murisinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kredi kullananın … ve Ortakları … Tuh. Ve Konf. Satışı Adi Ortaklığı olduğunu, müvekkil bankanın vekaletnamede …’in davacıların murisi adına sözleşmeye kefil olma ve ipotek tesis etme yönünde yetkileri olduğunu görerek işlem yaptığını, ayrıca davacıların murisinin vekalet yetkisinin kötüye kullanıldığı yönünde bir iddiada bulunmadığını, kaldı ki murisin o tarihte hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava devam ederken davacı vekilinin benzer bir dosyada müvekkillerinin murisinin hukuki işlem ehliyetinin bulunduğuna dair rapor alınması nedeniyle davaya bu yönde devam edilmemesini talep ettiği, yine dava devam ederken dava konusu borcun dava dışı kefil tarafından ödendiği, bu nedenle ipotek akdi ve genel kredi sözleşmesi uyarınca davacıların murisinin borçlu bulunmadığının tespiti ile ipoteğin fekkine ilişkin istemin konusunun kalmadığı, bunun yanında davalı bankadan kredi kullananın … ve Ortakları … Tuh. Ve Konf. Satışı Adi Ortaklığı olduğu, sözleşmeyi kefil sıfatıyla Haluk … ve …’in imzaladığı, davacıların murisinin de …’in imzası ile kefil sıfatının bulunduğu, banka uygulamalarında teamülün bir şirkete borç verilmesi halinde şirket ortaklarının da sözleşmede kefil sıfatıyla imzalarının alınması yönünde olduğu, vekaletname içeriğinde şirketlerin borcunun teminatını teşkil etmek üzere kefalet ve ipotek verme konusunda bankalardan kredi alınmasında yetki verildiği gözetildiğinde ve özellikle davacıların murisinin ortağı olduğu adi ortaklık adına kredi alınmış olması karşısında davalı banka yönünden geçersiz vekaletnameden söz edilemeyeceği, geçerli kefaletin bulunduğu gerekçeleriyle ipotek akdi ve genel kredi sözleşmesi uyarınca davacıların murisinin davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine yönelik isteminin konusuz kalması nedeniyle bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kefaletin iptaline ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ipoteğin ve kefaletin vekil olarak tayin edilen kişinin borcu için kurulmamış olmasına, davacıların 04.05.2012 tarihli dilekçesinde sınırladığı talepler uyarınca inceleme yapılıp karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.